Ara

Çocuklarda Mükemmeliyetçilik

Mükemmel nedir? Her şeyi mükemmel yapmak zorunda mıyız?

Mükemmeliyetçilik kişinin kendisinden ve diğerlerinden olabilecek en yüksek başarı ve performans beklentisi olarak tanımlanabilir. Günümüzde mükemmeliyetçilik genellikle elinden gelenin en iyisini yapmak ile karıştırılır ancak aynı şey değildir. Mükemmeliyetçi kişilerde, her şeyi doğru yapma isteği ile birlikte, işler istediği gibi gitmediğinde kaygı ve sonrasında suçluluk duygusu yaşanabilir. Bu durum, bir süre sonra çocuğun işlevselliğini de olumsuz etkileyebildiği gibi yeni çözüm yolları aramak yerine vazgeçme davranışı sergilemesine de neden olabilir. Kişi istediği gibi yapamayacağını düşündüğü işlere hiç başlamayabilir veya çok ayrıntılı düşündüğünden ötürü, bu ayrıntılarda takılıp yapacağı işin zamanını planlayamayabilir.
Ailelere öneride bulunurken çocukları mükemmel olmaya değil, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya teşvik ederim. Çünkü elinden geleni yaptığını düşünen çocuk başarısız olduğunda suçluluk duygusu yerine nerede hata yaptığını tespit ederek, doğru çözüm yollarını araştırabilir.

Çocuklarınızın öğrenme süreçlerinde onlara destek olmak için sizler de;

• Oluşan hataların bir suç değil düzeltilebilecek alanlar olduğunu öğreterek, hataların öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu fark etmelerine yardımcı olabilirsiniz. Hata yapmanın doğal bir süreç olduğunu bilmeleri performans kaygısı ile baş etmelerine de yardımcı olacaktır.
• Araştırmaların çoğu mükemmeliyetçiliğin erken çocukluk döneminde yaşadığı olumsuz olaylardan ve çocukların ebeveynlerinden aldığı geribildirimlerden etkilenebileceğini gösteriyor. Ebeveynler olarak sizler mükemmeliyetçi bir tutum ile yaklaşıyorsanız, yaptıklarını sık sık eleştiriyorsanız çocuğunuzda da bu yapıda bir eğilim gözlenmesi olasıdır. Çocuklarınızın başa çıkmasını kolaylaştırmak için önce sizin beklentilerinizi kontrol etmeniz ve yaklaşım şeklinizi değiştirmeniz gerekebilir.
• Çocuklarınızı olduğu gibi kabul edin ve onlara güvenin. Onları koşulsuz sevdiğinizi onlara da aktarın.
• Duygularını ifade etmesine ve sizinle paylaşmasına izin verin. Sizinle paylaştığında ise yargılamayın, sorgulamayın, “Neden böyle hissettin?”, “Ne var bunda, neden endişelendin ki?” gibi cümleler kurmaktan kaçının.
• Yapamadıklarına değil yapabildiklerine odaklanın. Yapamadıkları bir şey olduğunda önce yapabildiklerinden başlayın. “Ödevlerini bitirmişsin, çok çabalamışsın bravo. Sanırım burada takıldın, hadi bir de oraya bak” gibi geri bildirimler verebilirsiniz.
• Diğerleri ile kıyaslamayın. “Yapan nasıl yapıyor”, “O hiç öyle yapmıyor” gibi geri bildirimlerden uzak durun. Çocuğunuzun hedefine ulaşması için neye ihtiyacı var bunu konuşun.
• Çocuklarınızın hata yapmasına müsaade edin, “Nasıl böyle bir hata yaparsın!” Gibi keskin cümleler kurmaktan kaçının.
• Kendinizden örnekler verin, gün içerisinde yaptığınız hataları çocuklarınıza anlatın. Sizin de zorlandığınız şeyler olabilir. Çocuklar ebeveynlerini model alırlar. Sizin hatalarla nasıl baş ettiğinizi görmeleri çocuklarınıza örnek olacaktır. Bunu yaparken ben senin yaşındayken hiç böyle yapmazdım gibi örnekler vermekten uzak kaçının. Unutmayın, çocuğunuz siz değil.
• “Bunu ne kadar kötü yapmışsın”, “Elinden gelenin en iyisi bu mu?”, “Öğretmenin böyle yaparsan bunu hiç beğenmez.” gibi cümlelerin çocuğunuzu motive etmeyeceğine emin olabilirsiniz. Sizin tarafınızdan beğenilmediğini düşünmesine sebep olacaktır.

Çocuklarınızdan beklentileriniz yaşlarına uygun olsun. Beklentileriniz çocuğunuzun yapabilecekleri ile uyuşmuyorsa, bu konuda baskı yapmak onun endişesini arttıracaktır.

Deha Koleji Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi

Haberler